Haftanın yorumu...

 "5 OCAK CEHENNEMİ RAKİP TAKIMLARI KORKUTMUYOR ARTIK"     

    Geçen hafta güzel futbol ile alınan M.İ.Y. galibiyeti sonrası bu hafta evimizde Sakaryaspor'u yenerek bir seri yakalayacağımız inancındaydım maç öncesinde. Aslında karşılaşma oynanırken de inancım tamdı orta hakem Ali ULUYOL'un çalmadığı düdüğe kadar. O dakikadan sonra bu işin olmayacağını anladım. 

Karşılaşma öncesi dün gece Adana'da yağan yağmur zemini ağırlaştırmıştı. Hava kapalıydı ama yine de ortam maç için müsaitti. Maça ilgi iyi sayılırdı. En azından Demirspor'umuzun bulunduğu yeri dikkate alırsak seyirci sayısı fena değildi. Kapalılar tamamen dolu açık tribünde de 2-3 bin civarında seyirci vardı. Kuzey kapalı tribünde oturan ŞİMŞEKLER GRUBU yine maç boyunca susmadan takıma destek verdiler. 

Maça gelince; Demirspor bugün çok kötü oynamadı aslında ama kaybetti. Defansta yine aksayan noktalar vardı ve bunun neticesinde de kalemizde kontra ataklar sonrası iki gol gördük. İlk yarı ciddi olarak bir tane pozisyon verdik. Onda da bir oyuncumuz orta sahaya yakın bir yerden öyle bir geri pası verdi ki Okan'ı aşan top ıslak zeminin de etkisiyle kaleye doğru gitmeye başladı ve Okan çizgiden topu çeldi ama hakem buna geri pası verdi. Atılan serbest atıştan Sakaryaspor'lular faydalanamadı. 

Maça tek forvet Taner ile çıktık ama Bekir de gole dönük oynadı. Taner çok çalıştı ama yalnız kalınca olmadı. Aslında çok kötü oynayan oyuncumuz yoktu. Sol kanatta Ercan biraz son toplarda orta açamadı. Orta saha ile defans arasında da bir kopukluk vardı. Oyunun genelinde topu kanatlara indiremedik. Orta alandan gitmek istedik ama onda da iyi kapandılar. Sakarya çok iyi değildi fakat bulduğu pozisyonları iyi değerlendirdi ve iki gol attı. 

Hakem maça hakim gibi görünse de oldukça etkisizdi. Mutlak sarı kart gereken benim hatırladığım iki pozisyonu pas geçti. Hele yediğimiz gol affedilir gibi değildi. Kalemiz önünde yaşanan bir karambolde Okan'a yapılan faule devam dedi (Bu pozisyon sonrası Okan sakatlandı ve yerini Murat'a devretti). Devam eden pozisyon sonrasında avuta çıkan topu rakip oyuncu içeri aldı sonrasında atak yaptık ve dönen topta Okan yerdeydi. Hakem görmesine rağmen devam ettirince Okan'da acı içerisinde yerden kalktı ama yapacağı bir şey yoktu golü yedik. Daha sonra rakip takım ikinci golü buldu ve oyun düzenimiz bozuldu. Ancak 82. dakikada korner atışını gole çevirince yeniden oyuna asıldı oyuncular ama sonuçlar yetersiz kaldı. Taner ile biri direkten dönen 2 tane % 100'lük pozisyonumuz vardı. Gol atsaydık da bir gol daha attırırdı hakem. İnceden inceye öyle kritik kararlar verdi ki... Tabii hakemi de suçlamamak gerek. Kazadan sonra Türkiye Futbol Federasyonu veya diğer adıyla ULUSOY FEDERASYONU tarafından kollanan bir Sakaryaspor olduğunu tüm Türkiye spor kamuoyu biliyor. 

Adana'da 04.08.2002 tarihinde Adanaspor ile oynanan TSYD kupasından bu yana maç kazanamıyoruz. Bu sezon 4. maçtan da puansız ayrıldık. Bu maçı da kaybettik ve artık çok az olan zirveye oynama iddiamızı tamamen gelecek seneye bıraktık. Ama böyle oldu diye bir şey yapmamak yanlış olur. Gelecek senenin takımının kemik kadrosu şimdiden oluşturulmalı bence. 

Karşılaşma öncesi, sonrası ve maç sırasında yaşanan bazı olaylardan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Emniyet mensupları maça gelen tam 28 Sakaryalı taraftarı (tek tek saydım) maç öncesi çoğunluğunu ŞİMŞEKLER GRUBU'nun oluşturduğu Demirspor taraftarının bulunduğu yerin hemen yanından stada almak istedi. Bende olayın olduğu yerdeydim. Emniyet güçleri SÖZDE güvenlik çemberi oluşturdu ve 50-60 kadar polisle bu taraftarları içeri alacaktı. Daha inerken birkaç Sakaryalı taşkınlık yapmak istedi. Buna rağmen misafir oldukları için bizim arkadaşlar müdahale etmedi (Emniyet mensupları ise taşkınlık yapmak isteyen rakip taraftara müdahale edeceğine bizlere müdahale etmek istedi). Bizlerde birkaç kişi bazı olabilecek olayları engellemek için kendi taraftarlarımıza sakin olmalarını söyledik. Bunun sonrasında otobüsten inip stada doğru giderken Sakaryalılar diğer tarafta bulunan taraftarlarımıza saldırdı (Bir tanesi Döner bıçağına benzeyen Kılıç gibi bir şeyle saldırdı). Sanırım sonra pişman olmuştur. Kendilerini koruyan taraftarlarımız çocuğu oldukça hırpaladılar. Bu arada kısa bir süre taşlı sopalı arbede oldu. Olaylara müdahale edemeyen, olayların çıkışını engelleyemeyen emniyet mensupları bundan sonra kendi taraftarımızı coplamaya başladı, pek çoğunu göz altına almak istedi. Neden böyle bir şey yapıldı hala anlamakta güçlük çekiyorum. Yöneticilerimizden Sayın Nevzat TOPLUKAFA olay yerine geldi sonra ve sakinleşen ortamı iyice sakinleştirdi. 

Hiçbir şekilde olayları tasvip etmiyorum ama birazda elimizi vicdanımıza koymak gerek. 28 kişiye müdahale etmeyeceksin veya edemeyeceksin ondan sonra Adana'da Demirspor taraftarına saldıracaksın, göz altına almak isteyeceksin sonrada bunlar hep böyle olay çıkartıyor diyeceksin, taraftarı suçlayacaksın. Maç sonrasında da yüzlerce polis ve onlarca aracı olayları önlemek için seferber edeceksin. Gelen rakip takım taraftarını Güney kale arkasına götürün, bakın olay çıkıyor mu? Sayın Emniyet Teşkilatı yetkilileri lütfen biraz daha dikkatli olalım. Daha geçen hafta M.İ.Y maçı için Tarsus'a yaklaşık 2000 Demirspor taraftarı gitti. Mersinde de 1000-1500 kadar M.İ.Y. taraftarı vardı. İki takım taraftarı arasında olay çıktı mı HAYIR. Neden mi? Çünkü iki takım taraftarı hiç karşı karşıya gelmedi de ondan. Neyse umarım bundan sonra bu tür olaylarla demoralize olmayız.

Bir haftayı daha puansız kapattık. Önümüzde Erzurum maçı var. Erzurum'un yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Gerçekten üzücü bir durum ama biz işimize bakıp bu maçı kazanıp dönmeliyiz. 

Son olarak TFF'ye ve sayın ULUSOY'a bir şey söylemek istiyorum. 2. lig A kategorisi maçlarında da taraflı tutumunuzu görmekteyiz. Maç yayınlarının üstüne gitmeye başladık ve altından Federasyon çıkmaya başladı. Sakarya'yı kollama konusuna hiç girmiyorum bile. Şu an elimizde somut deliller olmadığı için bir şeyler söylemiyoruz. Ama gözümüz bu konuda Federasyonun üstünde haberiniz olsun.

Saygılarımla.

e-mail: kusvuran@cu.edu.tr


 24/11/2002
www.mavilacivert.com